Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazlı Burcu Özbaran, çocuklarda sorunlu internet kullanımı, teknoloji bağımlılığı ve ailelerin bu durumlarda alması gereken önlemler hakkında bilgiler verdi. Prof. Dr. Özbaran, “İnternet bağımlılığı daha ağır bir tablo olsa da, sorunlu internet kullanımı çok daha sık gördüğümüz bir durum. Sorunlu internet kullanımı, bağımlılığa doğru giden bir basamak oluyor” dedi.

Çocuklarda teknoloji bağımlılığının belirtilerini anlatan Prof. Dr. Özbaran, “Teknoloji bağımlılığı çok ağır bir tablo. Bu tabloya doğru giden yolda, teknolojinin, internetin kötüye kullanımı, sorunlu kullanımı gibi aşamalar bulunmaktadır. Örneğin, internet oyun oynama bozukluğunda çocuk veya genç, planladığından çok daha fazla interneti kullanır, internetten uzaklaştırıldığında, kaygı, sinirlilik, üzüntü gibi yoksunluk (çekilme) belirtileri oluşabilir. İnternet kullanım süresi ile ilgili yalanlar, zararını bilmesine rağmen internette geçirilen sürenin giderek artması, kullanımı kontrol altına almak için başarısız girişimler gibi semptomlar ortaya çıkabilir. Ayrıca çocuğun, ailenin sınırlamalarına uymaması, bununla birlikte internet kullanımına ağırlık verip, diğer hobilerinden ve sosyal faaliyetlerinden uzak kalması ve eski keyfi alamaması da görülen belirtilerden” dedi.

Çocukların aile ile vakit geçirmesi önemli

Çocukların küçük yaştan itibaren aile ile vakit geçirmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özbaran, “İlk önce biz isteriz ki; küçük yaşta çocukların  aile ile sosyal ilişkileri daha fazla olsun, yaşıtları ve akranları ile dışarda güzel oyunlar oynasın. Salgın dönemi dolayısıyla ev içinde oyun oynayacak birçok oyun alanları oluşturulmasının faydası olacaktır. Bunların yerine internet geçmesin isteriz” dedi. Her türlü bağımlılığının bir günde oluşmadığını ifade eden Prof. Dr. Özbaran, “Bağımlılıkta, eskiden daha az süre ile haz veren şeyler zamanla yetmez hale geliyor. Biz buna tolerans diyoruz. İnternetin kullanımının zamanının artması demek, diğer taraftan çocuğun yapacağı, gelişimine katkıda bulunacak sosyal, sanatsal ve spor faaliyetlerinin  arka planda kalması demek oluyor. Böyle bir kısır döngü içine giriliyor. Aslında internet bağımlılığı birden gelişmiyor” diye konuştu.

Çocuklarda teknoloji bağımlılığının fiziksel ve psikolojik etkilerinden bahseden Prof. Dr. Özbaran, “İnternet bağımlılığının altında çoğunlukla başka psikiyatrik hastalıklar yatabiliyor. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda, özellikle tedavi edilmemiş durumlarda, teknolojinin sorunlu kullanımı ve teknolojik oyun bağımlılıkları daha sık görülebiliyor. Hareketi kısıtlayan teknolojik aletlerle uzun süre geçirilen zamanlardan dolayı ek olarak kas ve eklem ağrıları, obezite de psikiyatrik belirtilere neden olan ikincil fiziksel sorunlar arasında yer alabiliyor” dedi.

“Çocuğu çok iyi tanımak ve koruyucu ruh sağlığını esas almak”

Kovid-19 sürecinde çocukların teknoloji ile daha çok baş başa kaldığını belirten Prof. Dr. Özbaran, “Kovid- 19 sürecinde çocuklar eğitim amaçlı olarak teknoloji ile çok iç içe oldular. Ancak bu süreçte çocukların hayatında teknolojik olmayan oyunların olması gerekiyor. Nitekim bu süreçte çocukların fiziksel aktiviteleri ve motor becerilerinin gelişeceği ortam kısıtlandı” dedi.

Teknoloji bağımlılığı sürecinde ailenin üstlenmesi gereken rollerden bahseden Prof. Dr. Özbaran, “Ailenin yapacağı öncelikli şey çocuğunu çok iyi tanımak ve koruyucu ruh sağlığını esas almak. İnternet bağımlığına giden bir çocuğun durumu ne kadar erken fark edilirse, ona haz veren, geliştiren sanat ve spor faaliyetlerine yönlendirilmek o kadar faydalı ve koruyucu olacaktır. Ayrıca çocuğa ev içinde küçük görevler vererek ailenin bir bireyi olduğu duygusu da oluşturulmalı” diye konuştu.

Ege Üniversitesinin çocuklarda teknoloji bağımlılığı ile ilgili yaptığı çalışmaları anlatan Prof. Dr. Özbaran, “Biz, çocuğu doğumdan itibaren korumak istiyoruz. Bağımlılıkta en önemli şey koruyucu tedavi ve koruyucu ruh sağlığı. Bizim Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Anabilim Dalı’mızda 0-6 yaş erken tanılama polikliniğimiz var. Bu poliklinikte hem danışmanlık veriyor hem de erken tanımlama yapıyoruz. Aile gruplarında da teknolojinin yaratabileceği sorunlar, hangi durumların bağımlılık oluşturabileceği konusunda bilgiler veriyoruz. Bizim ilk işimiz koruyucu ruh sağlığı. Teknoloji bağımlılığının oluşmasında kolaylaştırıcı psikiyatrik hastalıkları biliyoruz. Bu hastalıkların da en erken tanı ve tedavi yöntemi ile önüne geçmek ikinci aşamamız. Teknoloji bağımlılığını da ayrıca tedavi ettiğimiz Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Anabilim Dalı bünyesinde Ege Bağımlılık Araştırma ve Uygulama Merkezi (EGEBAM) polikliniğimiz de var. Ancak en büyük amacımız önleme çalışmalarını esas alarak, erken teşhis ve bilgilendirme ile anne baba eğitimi vererek var olan risk faktörlerinin değerlendirilip, tedavi edip, çocukların ve gençlerin internet bağımlılığı aşamasında ulaşmadan onları korumak” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir